banner39
22 Ekim 2017 Pazar

Kendimi Eskişehir’de geliştirdim

Duru güzelliği, güçlü sesi, her tarzı sesine yakıştıran geniş repertuarı, söz yazarı ve besteci kimliğiyle sektörde yerini alan Şimal, özel hayatını ve yeni müzik projelerini Follow okuyucularıyla paylaştı.

27 Eylül 2017 Çarşamba 12:03
Kendimi Eskişehir’de geliştirdim
Folow Magazin Editörü Esra Güneş’in sorularını yanıtlayan Şimal, Follow Magazin ekibini kulisinde ağırladı. Röportajda, samimi itiraflarda bulunan başarılı sanatçı Eskişehir hikâyesinin nasıl başladığını da anlattı.

Müziğe olan ilginiz ne zaman, nasıl başladı?

Çocukluk yaşlarımdan beri müzikle içiçeydim. Aile geçmişim hep müzikle dolu, bunlarda benim bu yolu seçmemde önemli roller oynadı. Müziğim içinde doğdum ve müzikle beslendim diyebilirim. Babam baterist, abim ise çok iyi bir neyzen. Çocukluğumdan beri ‘şarkıcı olmak’ hayalimdi. 6 yaşımdan itibaren katıldığım hafif müzik ve türkü yarışmalarında hep dereceler aldım. Ailemin ve yakın çevremin de müzik hayatım boyunca her zaman desteği üzerimde oldu.

Eskişehir hikayeniz nasıl başladı?

Aslen İzmirliyim ama İstanbul’da yaşıyorum. Bundan 2 yıl kadar önce, Eskişehir’de solistliğe başladım. Kendimi burada çok geliştirdim. Sahnem başkalaşmaya başladı ve buradaki tecrübemin bana mesleki anlamda çok şey kattığını düşünüyorum. Ekiple uyumumuz zaten inanılmaz güzel ve enerjimiz de yerindeydi. Verilen imkânlarda eksiksiz olunca başarı beraberinde geldi diyebilirim.

ESKİŞEHİR İNSANI ÇOK SICAK

Bir İzmirli olarak, Eskişehir hakkındaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?

İzmir’le Eskişehir’i kıyaslamam mümkün değil. Eskişehir’in insanını çok sıcak ve samimi buluyorum. Bu şehirde bir gerçekçilik var. Sözlerinin arkasında durmasını bilen, sahtelikten uzak insanlarla dolu bir yer. İzmir benim doğduğum yer, bu yüzden yeri bende ayrı. Fakat Eskişehir’e çok alıştım ve tüm samimiyetimle söyleyebilirim ki Eskişehir’e gelebilmek için Cumartesi günlerini iple çekiyorum.

Sahne programınız nasıldır, nerelerde sahne alıyorsunuz?

Bayram, yılbaşı gibi özel günlerde Eskişehir gibi birçok şehirde sahne alıyorum. İstanbul’da ise Vitrin’de sahne alıyorum. Şu an görüşme ve anlaşmalar yapılıyor. Jolly Joker gibi mekanlar, bayi toplantılarının yapıldığı büyük otellerle görüşmeler sağlanıyor ve sözleşmeler yapılıyor. Cumartesi günleri zaten benim için Eskişehir’e ait.

İLK ŞARKILARIMI ESKİŞEHİRLİLER İLE PAYLAŞIYORUM

En son “Ferman” single’ı ile harika bir hit şarkı çıkardınız. Yeni müzik projelerinizden ve hedeflerinizden bahseder misiniz?

Hedeflerimiz arasında öncelik albüm. Mustafa Ceceli, Fettah Can, Erdem Kınay gibi çok değerli sanatçıların desteğini alıyorum. Hepsi dostum ve yanımda olduklarını hissettiriyorlar. Şimdi yeni bir şarkımız var, Oğuzhan isimli bir arkadaşımdan bir beste aldım. Mid tempolu, bütün Türkiye’yi sallayan harika bir şarkı olacak.  Ama ondan önce yine büyük bir sürprizim var. Doğukan Manço’yla birlikte çok güzel bir düet projemiz var. Yaklaşık 1 aya kadar piyasaya çıkacak olan en yakın projemiz bu. Çok ara vermek, sesimi özletmek istemiyorum. Bu yüzden diğer şarkılarımız da 2-3 ay aralıklı olarak çıkacak. Stüdyo havasını koklamak bile bana heyecan veriyor. İlk şarkılarımı da Eskişehirli dinleyenlerimle paylaşıyorum. Alkışları hissettiğim an kendi kendime ‘Oldu’ diyorum. Yoncalodi ile yapılan bir sohbet var, tıklama rekorlarıyla ilgili. Kendisinin söylediği “Yıllardır bu sektörün içindeyim, tıklanma sayısı kesinlikle şarkının kalitesini göstermez. Şarkıyı dinleyen kitle, dinleyici kalitesi bunlar daha önemli.” Bende bu düşünceyi taşıyorum. Ben şarkı söylerken duygularımı ve enerjimi dinleyenlerime geçirebildiğimi düşünüyorum. Dinleyicilerimin benden memnun olması daha önemli.

Başarı sırlarınız nelerdir, sahneye çıkmadan önce yaptığınız herhangi bir ritüeliniz var mıdır?

En önemlisi dua etmek. Kulise girerken, sahneye çıkarken dua etmeyi kesinlikle ihmal etmiyorum. Öncelikle iş ve özel hayatımda her şeyde Allah’a sığınıyorum. Kendime ise inancım sonsuz. Onun dışında başarımızın en büyük sebeplerinden birisi ekibimizin iyi oluşu. Onlar benim hem şansım, hem uğurum. Her daim yanımda olmalarını istiyorum.

SAHNEDEYKEN BEN OLMAYA ÖZEN GÖSTERİYORUM

Sahneye çıkmak, şarkı söylemek size ne hissettiriyor?

Bu duygunun tarifi yok. Elimden geldiğince iyi işler yapmaya çalışıyorum. İnsan küçüldükçe, vizyonu artıyor ve insanların dediklerini gerçek anlamda duymaya başlıyor. Herkesi dinleyip, kendinizce pay biçip, doğruları buluyorsunuz ve biriktiriyorsunuz. Bu anlamda küçüldükçe aslında büyüyorum diye düşünüyorum.

Sahnedeyken, ‘ben’ olmaya özen gösteriyorum. Zaten solist havaları, egoları, kaprisleri olan bir insan değilim. Öncelikle müşteri memnuniyetine önem veriyorum. Dinleyicilerim, benim sevdiklerim. Eğer onlarla ilişkim güzel olursa, onların isteklerine cevap verebilirsem ne mutlu bana. Sahnede bu yüzden her tür okuyorum. Çünkü bütün gönüllere dokunmak istiyorum. Halk müziği, türkü, arabesk, pop… Hepsinin duygusunu, tadını dinleyicilerime vermek için her türden okumaya gayret ediyorum.

Peki, siz kendinizi hangi türe yakın buluyorsunuz?

Açıkçası görünüşümle alakasız olabilir ama gönlüm her zaman rock müzikten yana. Müziğin her rengini barındırmak diye bir tabir vardır, bende öyle her rengini, hareketli ya da slow tüm modlarını seviyorum. İleride bir pop-rock albüm çıkarmayı da düşünüyorum. Ama kendime dönük, bana yakışan bir tarzda yapmayı planlıyorum. İnsanlara sürpriz yapmayı, onları mutlu etmeyi ve farklı olmayı seviyorum. Bugün Şimal pop söylüyor olabilir, ama yarın karşınıza hangi tarzla çıkacağını bilemezsiniz. Bir gün arabesk söyler, başka bir gün sizi rock müzikle besler. Şimal’le sürprizlere açık olun…

KEDİME, KÖPEĞİME BİLE AŞIĞIM

Özel hayatınızla ilgili neler söylemek istersiniz?

Yetiştirilme tarzımdan dolayı özel hayatımı gizli tutmak taraftarıyım. Aşk, hayatımın her yerinde var. İşime, aileme, dostlarıma, kedime, köpeğime bile aşığım diyebilirim.

Aşk sizin için ne ifade ediyor?

Çok kutsal olduğunu düşünüyor ve herkesle yaşanmayacağına inanıyorum. Dilerim, Allah herkese en hayırlısını nasip etsin. Evlilik düşüncesi bana uzak değil, çünkü kalbim bu yola açık. Ama evlilik zor bir karar. Eski zamanlardaki gibi, hoşgörü ve mücadele barındıran bir ömür sürecek bir evlilik olsun istiyorum.

Gelecekte aşk hayatınızla, iş hayatınız arasında bir tercih yapmak zorunda kalsanız, tercihiniz ne yönde olur?

Eğer ilişkilerde evlilik öncesi tüm kartlar açık oynanırsa, kararlar aşık olmadan verilir diye düşünüyorum. İkisini bir arada dengede tutabileceğim inancındayım.

Follow Magazin Dergisi hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Magazini çok seviyorum. Follow Magazin olarak, öncelikle ahlaklı bir magazin yaptığınızı düşünüyorum.Bundan dolayı sizi saygıyla tebrik ediyorum. Kişisel tercihlere dayalı olarak, özel hayatlara girilmesinde bir sakınca görmüyorum. Magazin dünyasını eğlenceli buluyorum ve merak ediyorum. Eğer bu mesleği yapmasaydım, kesinlikle magazinci olurdum diye düşünüyorum. Gerçekten iyi bir dergiye röportaj verdiğim inancındayım. Derginizi ilgiyle takip ediyor ve Eskişehir’deki bütün okurlarınıza selamlarımı sunuyorum. Beni seçtiğiniz için ve sıcak sohbetiniz, güleryüzünüz için sizlere çok teşekkür ediyorum.

Röportajın tamamı ve birbirinden farklı magazin haberlerini okumak için Follow Magazin’in Eylül sayısını bayiinizden isteyiniz.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK OKUNANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    e-gazete
    • Eskişehir Yenigün Gazetesi | Eskişehirspor | Haberler - 21 Ekim 2017 Manşeti
    ARŞİV