banner44
22 Ağustos 2017 Salı

Eskişehir’in en büyük sorunu ulaşım

Öğrenci Gözüyle’nin bu haftaki konuğu Hasan Pamukoğlu. Hasan, Osmangazi Üniversitesi’nde son sınıf öğrencisi. 5 yıldır da Eskişehirli. İzmir’den gelen bir göz olarak şehri değerlendirdi ve ortaya ilginç detaylar çıktı.

14 Mart 2017 Salı 16:06
 Eskişehir’in en büyük sorunu ulaşım

Öğrenci Gözüyle’nin bu haftaki konuğu Hasan Pamukoğlu. Hasan, Osmangazi Üniversitesi’nde son sınıf öğrencisi.  5 yıldır da Eskişehirli. İzmir’den gelen bir göz olarak şehri değerlendirdi ve ortaya ilginç detaylar çıktı. En ilginci de Eskişehir’i yapay şehir olarak tanımlamasıydı. Buyurun bir de Hasan’ın gözünden bakalım şehre ve yerleşkeye.

Seni tanıyabilir miyiz?

İzmir’den geldim. 5 yıldır Eskişehir’deyim. Osmangazi Üniversitesi’nde zihin engelliler öğretmenliği okuyorum.

Zihinsel engelliler zor bir bölüm. Bu bölümü isteyerek mi seçtin yoksa seçimini yaparken iş bulma kaygısı mı ön plandaydı?

Her iki kaygıyı da gütmek zorundayız aslında. Ne istediğinle iş bulma kaygısını ortak bir yerde kesiştirmek gerekiyor. Gönlüm psikoloji okumak isterdim. Ama olmadı. Daha sonra ne olabilir yakın olarak diye araştırdım ve zihinsel engelliler bölümünde karar kıldım.

Çalışırken yaşadığın en zor an neydi?

Otizmli bir öğrenci vardı. ‘Çiş var’ deyince tuvalete götürülmeye alışmış. Derste canı sıkılınca yapıyormuş bunu. Ben bilmiyordum. Bir ders ‘Çişim var’ dedi. Tuvalete götürmek için elinden tutup çıkardım. Koridorda elimi bırakıp kaçmaya başladı. O durum çok zordu. Çocuk koşuyor, arkasından ben koşuyorum. Genel olarak da sınıf düzenini sağlamak, oyunlara katılımı sağlamak zor oluyor. Devlet okulları bu anlamda yetersiz kalıyor. 10 kişi var diyelim sınıfta ama hepsinin düzeyi birbirinden farklı hepsi ile tek tek ilgilenmek, farklı bir eğitim vermek gerekiyor.

YERLEŞKE BÜYÜK, ULAŞIM ZOR

Yerleşkede yaşam nasıl?

Aslında Osmangazi Üniversitesi’nde çok fazla bir kampüs hayatı yok. Öğrencilerin ben şurada oturayım da bir çay, kahve içeyim dedikleri ya da kültürel aktiviteleri çok işleyen kulüpleri yok. Kampüs büyük, ulaşım zor. Öğrenciler okul tarafında oturmayı tercih etmiyor. Genelde Bağlar’da yaşıyorlar. Ben beş yıldır buradayım Büyükdere civarında hiç kalmadım. Çünkü orada yaşayabileceğim bir alan yok. Normalde üniversite çevreleri öğrencilere yöneliktir. Bağlar örneğin. Osmangazi civarında mahalle kültürü hâkim. Kampüste hayat yok. Öğrenci gelir, dersine girer sonra tramvayına biner ve geri döner. Osmangazi Üniversitesi öğrencisinin eğilimi bu yöndedir. Yakın zamanda okula bir çarşı yapıldı. Gratis’ten Cennet Simit’e kadar her şey var. O da öğrencilere yönelik bir şey değil. Hatta önceleri öğrencilerin kullanmadığı bir alandı. Öğrenciyi çeken bir şey yok. Önceden ATM’ler Meşelik Ana Kampüsü’ndeydi. Hem hastaneye yakın hem de ulaşım kolaydı. Çarşı yapıldıktan sonra sırf oradaki mağazalar para kazansın diye ATM’leri oradan kaldırıp çarşıya taşıdılar. Öğrenci zorunlu olarak o çarşıya gelsin diye uzağa taşıdılar ATM’leri.Önceden, ben gelmeden bir yıl önce işlevsiz hale getirilmiş orası öğrenci kulüplerinin olduğu bir alanmış ve orada etkinlikler olurmuş. Mesela havacılık kulübünün maket uçak yapıp uçurduğu falan bir alanmış.



Okulun kütüphanesi nasıl?

Kütüphane 24 saat açık değil. 22.00’a kadar açık. Kütüphane çok verimli de değil. Bir Anadolu Kütüphanesi ile kıyaslanamayacak kadar boş. Dizayn açısından güzel. Ben beğeniyorum ama niteliksiz. Çok fazla zaman geçirmek istemiyorum orada. İçine girip boş rafları görünce hevesim kaçıp geri çıkıyorum.

OSMANGAZİ’NİN ÇORBASI MEŞHURDUR

Yemekhane nasıl?

Çok kötü. Her yıl bir yemekhane eylemi olur zaten. Mesela bir Osmangazi çorbası vardır. Çorbanın rengi değişir. Kırmızı olur, turuncu olur, beyaz olur ama tadı hep aynıdır. Bu yıl yemek yemedim düzeldi diyorlar biraz. Günde bir öğün yeme hakkın var. Burası Osmangazi sorgulamak yok burada her şey gerçek.

Eğitim fakültesi nasıl?

Fakülte değişecek ama dört yıl kendimizi hapishanede gibi hissediyoruz. Dört duvarla kapalı ortada havalandırma var. Bina yapısı öyle. Çay kahve içebileceğin bir alan var. Oturuyorsun her taraf duvar ortada bir havalandırma var. Hatta şaka olsun diye dört beş arkadaş volta atardık.

ESKİŞEHİR’E ALIŞAMAMIŞTIM

Eskişehir hakkında ne düşünüyorsun?

Yapay şehir. Denizi yapay. Her şeyi yapay. Geldiğim ilk zamanlarda alışamadığım bir yerdi burası. Barlar Sokağı, Adalar ve Üniversite Caddesi’nden ibaret olan bir yer. İzmir’e geri dönmeyi düşündüm hep. Ama ikinci yılımdan sonra kabullendim. İzmir büyük bir şehir ama ben orada hiçbir zaman ulaşım sıkıntısı çekmedim. Ayakta gitmişimdir ama mutlaka gitmişimdir. Ama burada tramvaya binemeyip zamanlar oluyor. Soğukta, karda, kışta otobüse binemeyip, tekrar otobüs beklediğim zamanlar oluyordu.

ŞEHRİ OTOBÜSLERDE ÖĞRENDİM

İzmir büyük bir şehir. Oradan gelince en çok neye alışmakta zorluk çektin, nasıl alıştın buraya?

İzmir’de bir saat sonra çok farklı bir yerde olabilirsin. Mesela Foça’ya gidebilirsin. Ama buradan ya Bilecik’e gidersin ya Afyon’a. Bunun zorluğunu çektim. Lanet olsun bu şehre havasında değildim ama sevmemiştim de. Sonra giderek alıştım. Bir ara çok yoğun bir dönem geçirdim. Ödevler, projeler, dersler falan günde birkaç saat uyuyorum. Okula giderken otobüste, tramvayda geçirdiğim zamanı da uyuyarak değerlendiriyorum. Eskişehir’i bu sayede keşfettim. Otobüste bir uyanıyorum. Neredeyim? Bakıyorum 2 Eylül Kampüsü.


YAŞADIĞIMIZ MAĞDURİYETİ PARASIYLA GİDERMEYE DE RAZIYIZ

Şehrin sevdiğin tarafı yok mu?

Eskişehir’de konserlerin çok olması, tiyatronun olması güzel. Gençlerin de böyle bir eğilimi var. Konser ya da tiyatrolar takip ediliyor. Biletleri hemen bitiyor. Bunlar da güzellikleri.Şehrin bir sıkıntısı da yerleşimdeki düzensizlik. Bağlar’da çok fazla 1+1 ev var. Kutu gibi evlerde yaşamaya mahkûm olma durumu var. Bunu kar ve rant üzerinden yapıyorlar öğrenci düşünülerek değil. Ben buraya 3+1 yapacağıma 3 tane 1+1 yapayım diye düşünüyorlar. 700 lira alacağıma bin 500 lira alayım gözüyle bakılıyor. Tamam öğrenci kenti ama öğrencilere kelle hesabı da yapılan bir kent.  Diğer bir sıkıntı da yurtların kadın erkek olarak ayrılması. Erkekler Osmangazi'ye, oradakiler Anadolu’ya gidip geliyor. Bunun için bir düzenlemeye gidilmedi. İktidar böyle bir düzenlemeyle öğrencileri zor duruma soktu ama buranın da öğrenci kenti olduğu söyleniyor bu yönde bir çalışma yapılmadı. Bir servis kaldırmıyorlar örneğin. Parasıyla olsun hadi o da. Yaşadığımız mağduriyeti de parasıyla ödeyelim ama yok.

Eskişehir’de geçim sıkıntısı çekiyor musun?

Öğrenci olmak başlı başına zor. Öğrenciler okumak için çalışmak zorunda kalıyor. Eskişehir’e özgü bir şey değil bu ama bu sıkıntı Eskişehir’de de var. Öğrenciler burada ucuz iş gücü olarak bakılıyor. Bu şehrin kanına işlemiş bu. Şöyle söyleyeyim: Geldiğimde tantuni 2,5 liraydı şimdi 5 lira. 2 katına çıktı. Her şey pahalılaşıyor ama bursların arttığı rakam 30 lira oluyor. Komik bir rakam.

Osmangazi Üniversitesi’ne ne yapılabilir cazip hale gelmesi için?

Ne yapılabilir bilmiyorum ama oto yıkamacı yapılamaz bence. Oto yıkamacının bir kampüste ne işi var?Bir de geçen yıl 17 tane inşaat yapılıyordu okula. 17 tane. Ama ring hattında öğrenciden para alınıyor. Ulaşım okulun içinde ücretsiz değil. Sanki bizim 25 kuruşumuza, 50 kuruşumuza muhtaçlar.

 

 

 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    EN ÇOK OKUNANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    e-gazete
    • ESKİŞEHİR YENİGÜN GAZETESİ - 21 Ağustos 2017 Manşeti
    ARŞİV