banner44
22 Ekim 2017 Pazar

Eskişehir’de Klasik Müzik Festivali olmalı

Ünlü tiyatrocu Haldun Dormen’in Şehir Tiyatroları bünyesinde sahnelenen “Oyunun Oyunu” isimli oyunun prömiyeri dün akşam gerçekleştirildi. Muazzam bir kalabalık önünde sahnelenen ve büyük alkış alan oyundan önce Dormen, Deniz Çağlar Fırat’ın konuğuydu.

09 Ekim 2017 Pazartesi 11:46
Eskişehir’de Klasik Müzik Festivali olmalı

Ünlü tiyatrocu Haldun Dormen’in Şehir Tiyatroları bünyesinde sahnelenen “Oyunun Oyunu” isimli oyunun prömiyeri dün akşam gerçekleştirildi. Muazzam bir kalabalık önünde sahnelenen ve büyük alkış alan oyundan önce Dormen, Deniz Çağlar Fırat’ın konuğuydu.

ES TV’de yayınlanan ‘Kahve Tadında’ programına konuk olan usta, Eskişehir’e ilk gelişinden Eskişehir’e dair izlenimlerini aktardı. Lüküs Hayat, Oyunun Oyunu, tiyatronun seyri gibi konularda değerlendirmelerde bulunan Dormen, Mümtaz Zeytinoğlu ile nasıl tanıştığını da ilk kez açıkladı.

Eskişehir’de Klasik Müzik Festivali yapılması gerektiğinin altını çizen Dormen, Klasik Müzik Festivalinin “Eskişehir gibi parlak bir şehre” çok yakışacağını ifade etti. İşte Dormen ile Fırat’ın programda gerçekleştirdikleri sohbet. Bu sohbette Eskişehir sanat dünyasına dair çok değerlendirme var…

Sanırım sözlerime sizi burada gördüğümüz için çok mutluyuz diye başlamam gerekiyor. Hoş geldiniz.

Eskişehir’e geldiğim için çok mutluyum, bu şehre bayılıyorum. Daha önce de ifade ettiğim gibi bu Eskişehir’e âşık oldum. Burada bir şey yapmak, bir oyun sahnelemek benim için dünyanın en büyük mutluluklarından biri.

Eskişehirliler sizi o kadar çok özümsedi ve benimsedi ki ‘Haldun Dormen’in bu sene oyunu yok mu?’ diye herkes birbirine bu soruyu soruyor.

Ben kendimi Eskişehirli olarak görüyorum. Ben buraya 60’lı, 70’li yıllarda Dormen Tiyatrosu ile turneye geldim. O zaman benim için önemli bir şehir değildi. Hatta o zamanlar kasabaydı, kötü kokulu, abuk subuk kasabaydı, açıkçası. Tek önemli olayı, Hava Kuvvetlerinin burada olmasıydı. Bir de Gangam diye bir oteli vardı. O otel iyiydi. O otelde kalmaktan keyif alırdık, yek keyif aldığımız oydu. Şimdi nefis bir şehir olmuş, her tarafta turlar görüyorum. Benimle resim çektirmek isteyenler ‘Biz Trabzon’dan geldik, biz Ordu’dan geldik, Bursa’dan geldik’ diyor. Bakıyorum Eskişehir’e, Eskişehirliden çok dışarıdan gelen var.

--**--

ESKİŞEHİR’DEKİ LÜKÜS HAYAT İLE GURUR DUYUYORUM

Turist çekme deyince benim aklıma “Lüküs Hayat” geldi. Sevgili Emre Basalak, Lüküs Hayat için turlar düzenleniyor, demişti.

Evet, bunu ben de biliyorum. Bundan çok gurur duyuyorum. Ben birkaç tane Lüküs Hayat yaptım. Bence en güzeli Eskişehir’deki oldu. İlk yaptığım da güzeldi. 30 sene evvel, İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda yaptığım… Fakat sonradan 30 yıl sürünce bozuldu. Herkes aklına geleni söylemeye başladı. Suna Pekuysal vefat ettikten sonra Suna Pekuysal’dan çekinenler rahat rahat sahnede konuşmaya başladılar. O yüzden benim için en güzel Lüküs Hayat, Eskişehir’deki Lüküs Hayat. İftihar ediyorum onunla.

Zaten Eskişehir’deki Lüküs Hayat, İstanbul’da Zorlu Center’da büyük bir övgü aldı.

Cemil Reşit Rey bunu hak ediyor. Ben onunla yaşlıyken tanışma şerefine nail oldum. Beraber çalıştık hatta. Lüküs Hayat’ın İstanbul Şehir Tiyatrosu adına yaptığımda ilk gece oradaydı. Başarı kazandığına şahit oldu. Sahneye çıkardık. Sonra hastalandı. 6-7 ay sonra da vefat etti.

EMRE BASALAK’A ÖZEL TEŞEKKÜR ETMEMİZ GEREKİYOR

Eskişehir Şehir Tiyatrosu’nda şu an Lüküs Hayat için bilet bulunamıyor. Aylar öncesinden bitiyor.

Öyleymiş. Ama bu başarıda Emre Basalak’ın payı çok büyük. Basalak, bu fikir akla ilk geldiği zaman Senfoni Orkestrası ile yapmak istedi. Senfoni Orkestrası ile ilk defa Lüküs Hayat yapıldı. 1933’te yazılmış. Benim İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda yaptığım 9 kişiydi galiba. Mersin Operasında da yaptım, orada da 10-15 kişi falan. Burada Senfoni Orkestrası ile yapınca Cemal Reşit Rey’in müziği müthiş bir görkem kazandı, müthiş bir boyut kazandı. Bu prodüksiyon Emre Basalak’ın aklına geldiği için ayrıca teşekkür etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Onun payı çok büyük.

Lüküs Hayat’ı seyirci bağrına bastı.

Bizdeki seyircinin Avrupa’daki Amerika’daki seyirciden farkı yok. Ama bazı ülkelerde daha çok gülünüyor. Mesela biz İngilizlerin güldüğü şeylere gülüyoruz. Amerikalılar aynı şeylere pek gülmüyorlar. Garip bir şey.

**--**

‘OYUNUN OYUNU’ ÇOK GÜÇ BİR OYUN

Son projeniz ‘Oyunun Oyunu’. Nihayet Eskişehirli izleyici ile buluşuyor.

Bu oyun dünyanın en önemli komedilerinden bir tanesi, son yıllarda yazılmış bir komedi. Ama gerçekten çok güç bir oyun. Bir yönetmen için içinden çıkılması zor bir oyun. Allah’tan Hakkı Kuş da vardı işin içinde, beraber çıktık işin içinden. İyi oldu. Bakalım seyirci ne düşünecek. Bence iyi oldu, komik oldu. Değişik bir tarz komedi. Ben bu oyuna fars türü diyorum. Bence hiç abartılmadan oynanması lazım. Abartılı oynandığı zaman perişan edebilen bir oyun yani. O yüzden bu oyun çok güç, inşallah başardık. Çok da iyi bir kadromuz var. Seyirci mutlu olur. İyi bir komedi olunca dünyanın her tarafında şansı oluyor. Çünkü insanlar gülmek istiyorlar. Günlük zorluklar o kadar ağır basıyor ki tiyatroya gittikleri zaman o zorlukları unutmak istiyorlar.

Oyunun Oyunu hakkında biraz daha devam edelim.

Oyun, komik bir oyun. Bir oyunun nasıl oynanması gerektiğini ve nasıl oynanmaması gerektiğini anlatıyor. Her şeyi yanlış yapıyorlar çünkü. İlk başta oyunu görüyorsunuz, sonra seyrettiğiniz zaman oyun perişan oluyor. Oyunun komikliği oradan çıkıyor. Yani belli bir konusu yok. ‘adam kadına aşık oldu, kadın kaçtı…” öyle bir şey yok. Bir oyun, nasıl oynanması ve nasıl oynanmaması gerektiğini anlatan bir oyun.

İzleyicilere sürpriz yapan bir dekor tasarımı olan bir oyun olacak.

İlk perdede iki katlı bir dekor göreceksiniz. İkinci perdede o dekorun arkasını görüyorsunuz. Oyuncular nasıl antre yapıyor, nasıl sıralarını bekliyor? Onları görüyorsunuz. Aynı dekor dönüyor. Yani kapının arka girişini görüyorsunuz. Çok da güzel bir dekor yaptık.

Çok güzel bir iş çıkacağına inanıyorum.

Ben bunca yıldır bu işin içindeyim, seyircinin karşısına çıkmadan oldu, çok iyi oldu diyemiyorum. Oyun seyirci ile ruh buluyor.

TİYATRO ÖLDÜ DİYEN APTALLARA CEVAP

Eskişehir seyircisi üzerinden konuşalım. Şehir Tiyatrosu ve Senfoni Orkestrası oldukça iyi gidiyor ama bağımsız tiyatro biraz zorluk yaşıyor gibi geliyor bana.

Bağımsız tiyatronun olması bile umut verici bir şey. Ben ilk defa sizden öğrendim burada birtakım bağımsız tiyatronun olduğunu ve başarılı işler yaptığını. Ne güzel. Bu kadar tiyatrosu var, Operası var, onların yanında bir de bağımsız tiyatronun olması, mücadeleyi kazanmış olması çok hoş bir şey. Türkiye’de tiyatronun ne kadar ilerlediğini gösteriyor ve “tiyatro öldü” diyen aptallara çok güzel cevap oluyor.

Öyle diyenler mi var?

‘Tiyatro öldü, tiyatro bitti, tiyatro yok…’ en-tel-ler. Çok kolay söylüyorlar, her şey biliyor ya enteller. Bar köşelerinde bunları söylüyorlar. Tiyatro 3 bin yıldır ölmemiş, ölür mü? Tiyatro sinemayı yendi, televizyonu yendi. Sapasağlam ayakta duruyor hala. Bugün her şehirde tiyatro var. Eskişehir’de olması çok doğal, çünkü Eskişehir çok medeni bir şehir. Bu kadar gelişmemiş şehirlerde bile var.

MÜMTAZ ZEYTİNOĞLU İLE TANIŞMASI VE DOSTLUĞU

Eskişehir ile ilk tanışmanıza dönmek istiyorum. 60’lı yıllara…

Benim o zaman burada bir bağlantım vardı. Ben Amerika’dan ilk geldiğimde Muhsin Ertuğrul’da oyuncu olarak çalışmaya başladım. Ben de bir şey yapmak istedim, bana müracaat eden gençlerle işte onlar da alternatif tiyatronun başlangıcı bir şekilde, cep tiyatrosu kurdum.  Cep tiyatrosunu kurmamın nedenlerinden biri de bana gelen gençler arasında Mümtaz Zeytinoğlu adında bir gencin olması. Ki Zeytinoğulları buranın ünlü ailesi. Mümtaz benim ilk aktörlerimden birisi. Fakat sonradan iş adamı oldu. O yüzden ben buraya geldiğimde mutlaka Mümtaz’la görüşürdüm. O beni çağırırdı, yemeğe davet ederdi, evine giderdim. Onun için hala Mümtaz’ın kızı ile çok yakın dostum. Nitekim oyunu izlemeye geliyor. (Oyunun Oyunu prömiyerini kastediyor)



MÜZİK FESTİVALİNİN MUTLAKA YAPILMASI LAZIM

Zeytinoğlu Ailesi uzun yıllar sanatsal festivallere imza attılar.

O festivaller kalktı ama neden kalktı o? Ama bence o festival çok güzeldi. Onun devam etmesi gerekli. Ben de bir iki kere gelmiştim festivale. Siz ön ayak olun olsun gene o. O festivalin mutlaka yapılması lazım. Eskişehir gibi parlak bir şehrin festivalinin olmaması olmaz.

Ama sonradan Bale Günleri, Tiyatro festivali gibi organizasyonlar yapıldı ve yapılıyor Eskişehir’de.

Müzik Festivali olsun. Senfoni Orkestrası var Eskişehir’de. Senfoni Orkestrası öncülüğünde olsun. Klasik müzik Festivali ya da Müzik Festivali. Ama müzik festivali derken pop müzik ve arabesk girmesin içine. Klasik Müzik olsun. Beethowen’lar, Brahms’lar… Hatta Türk bestecileri… Birkaç tane küçümsenmeyecek Türk bestecimiz var. Bence bu festivalin mutlaka, mutlaka, mutlaka yapılması lazım. Bunu sevgili Başkana da duyuralım. O parmağını atarsa olur.



Dışarıdan sanatçılar gelir. Eskişehir’de bunun karşılığını olduğunu da düşünüyorum. Önceden bunu açlık olarak tanımlıyorduk, sanata açlık. Zaman gösterdi ki bu açlık değil yetkinlik ve doygunlukla alakalı bir şeymiş galiba. Belediyeler sürekli sanat festivallerine imza atmaya başladı.

Tabii tabii… ben bir tanesinde de oynayacağım. 29 Nisan’da benim yazdığım ve oynadığım bir oyunla başlıyor o festival.”Bir zamanlar Gazino’da” ile başlıyor. Ama ben Klasik Müzik Festivalinin eskisi gibi olmasını istiyorum. O çok güzeldi. Buraya çok yakışıyordu o. Burada eskisi gibi Klasik Müzik Festivali olsun ve dediğiniz gibi dışarıdan sanatçılar gelebilir, İdil Biret çalabilir, Fazıl Say çalabilir, buradaki sanatçılar çalabilir. Geçen akşam ben bir konsere gittim, bayıldım. Cuma günü Senfoni Orkestrasının… Genç asistanım vardı yanımda, ilk defa geliyor böyle konserlere. Bayıldı. Yeni bir dünya çıktı önüne. Klasik müzik dünyası çok zengin bir dünya. Onu küçümsememek lazım.

Eskişehir’de de bunun çok ciddi bir dinleyici kitlesi var.

Belli o. Daha önce İdil Biret’i dinlemiştim ben burada. Geçen akşam geldim ben, oturdum yerime kapıda bekleyen aşağı yukarı 50 kişi vardı. Bilet bulamayan.

 

Anahtar Kelimeler: Haldun Dormen

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK OKUNANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    e-gazete
    • Eskişehir Yenigün Gazetesi | Eskişehirspor | Haberler - 21 Ekim 2017 Manşeti
    ARŞİV