banner44
18 Ağustos 2017 Cuma

En büyük tehlike ödev sitelerinde gizli

Dijital yaşamda çocuk kavramı üzerine 20 yıldır çalışan Prof. Dr. Ferhan Odabaşı internetin getirdiği fırsatları ve tehlikeleri anlattı. Odabaşı, Yenigün Gazetesi Yazıişleri Müdürü Deniz Çağlar Fırat ve Yard. Doç. Dr. Hıdır Karaduman’ın sunduğu Kahve Tadında programında çarpıcı bilgiler aktardı.

01 Ağustos 2017 Salı 11:07
En büyük tehlike ödev sitelerinde gizli
İnternetin vazgeçilmez bir fırsat olduğunu belirten Prof. Dr. Odabaşı çocuğun internetin tehlikelerinden nasıl korunması gerektiğini anlattı. Odabaşı “Çocuklar için en büyük tehlike ödev sitelerinde gizli. 17 yaşına kadar çocuğu kontrol etmek sansür uygulamak değildir” diye konuştu.

Dijital yaşamda çocuk olmak kitabınızdan bahseder misiniz?

Dijital Yaşamda Çocuk Olmak kitabı Bu benim rüyamın kitabıydı. Bunca yıllık çalışmamın ürünü. Bu kitap ‘Dijital dünyada çocuk olmak’ üzerinde çalışan en iyi hocalar ile çalıştım. Kitabın bir diğer güzel tarafı benim öğrencilerimle çalışmış olmam. Öğrencilerim de yıllar içerisinde dijital yaşamda çocuğun değişik konularına dokundular. Kitaptaki Türk yazarların hepsi benim öğrencilerim. Bu kitap benim çocuğum.

Kitap, kitapçılardan temin edilebilir mi?

Kitabın bir talihsizliği var. O da istek üzerine gelmesi. Ünlü kitapçılara gidiyorsunuz ‘Yok. İstiyorsanız getirtelim’ diyorlar. Kitap akademik bir dil ile yazılıp çevrildi Türkçe’ye ama okunması çok kolay. Şahsen bütün velilerin ve öğretmenlerin okumasını isterim. Okudukları zaman çok güzel şeyler bulacakları konular var.

ÇOCUĞA KONTROL UYGULAMAK SANSÜR UYGULAMAK DEĞİLDİR

Dijital yaşamda çocuk derken ne kast ediyoruz?

Önceden çok garip karşılandı. İnternet ve çocuk olarak başladım çalışmaya. İnternet yetişkinler için ortaya atılmış bir kavramdı. Bana o zaman ‘İnternetle çocuğun ne işi var’ diye eleştiriler geldi. Fakat görünen köyün uzağı olmuyor. Ben o zaman yurtdışındaki kaynakları okuyordum. O yüzden biliyordum internet ile beraber gelecek olan sorunları, fırsatları, bu fırsatların nasıl anında riske dönüşeceğini ve ya olumsuz gibi görünen bir şeyin nasıl olumlu hale dönüşeceğini biliyordum. Dolayısıyla ben bunu yıllarca savundum. Bazen internet konusunda çocukları koruyucu ve kollayıcı konuşmalarım yanlış algılandı. Aşırı sansürcü gibi yorumlar yapıldı. 17 yaşına kadar çocuklara kontrol uygulamak sansür uygulamak değildir.  Çocuklara kontrol uygulamak anne babalık yapmaktır aslında, öğretmenlik yapmaktır. 17 yaşına kadar çocuklardan biz sorumluyuz. Bu kadar sorumlu olduğumuz konuda çocukları başıboş bırakmak uygun değil. İnternet aslında yetişkinler için hazırlanmış bir mecra. Çocuklar kullanırken kontrolü bırakırsanız sıkıntı. Öte yandan dijital yaşam diyoruz. Artık dijital yaşam demememiz lazım aslında. Çünkü dijitallik yaşamın içinde artık.

YENİ SİSTEM İLE ÇOCUK OTORİTE OLDU

Dijitalleşirken yaşanan en büyük travma ailelerin çocukların gerisinde kalması oldu. Geleneksel Türk ailesinde otorite vardır. Bu sistem otoriteyi değiştirdi. Öğretmenlere, çocuklara üzülmüyorum, babalara da o kadar üzülmüyorum çünkü iş yerinde onlar internete daha önce başladı. Annelere üzülüyorum çünkü onlar çok geride kaldılar. Yani anneler için bir şey yapamadık. O zaman ne oldu? En fazla dijital konuları bilen çocuk otorite oldu, çocuktan eda ve tavır süzülmeye başladı. Benim gördüğüm en büyük sıkıntı buydu. Tersine bir bilgi akışı oldu. Halbuki bizim vermemiz gereken farklı değerlerimiz vardı. Örneğin: başkalarını incitmemek, hoşgörü, sakin olabilme gibi çocuklarımıza öğretemedik bazı konuları. Rol model olamadık.

ANNE BABALAR KENDİNİ YETERSİZ HİSSEDİYOR

Anne baba kendini yetersiz hissediyor. Çünkü çocuklarının ne yaptığına ilişkin bir bilgileri yok. Çocuk sokakta oynarken gözlemlersiniz. Hangi parkın tehlikeli olduğunu, neredeki karakterin zararlı olduğunu görürsünüz ve çocuktaki kontrol mekanizmanız çalışır. Ama internette olunca bunları yapamıyorsunuz. Çünkü belirli bir bilgi birikimi lazım. Velilerde bu yok. Çocuk sen nereden bileceksin diyor. Çocuğu tek başına bıraktığınız zaman çok aşırı uç vakalar var. Ben onlardan bahsedip internet için bu kötüdür demek istemiyorum. İnternetin muhteşem bir fırsat olduğunu biliyorum ve bütün gayretim de onun için. İnternetin düzgün kullanılabilmesi ve çocukların eğitimi için, en başta anne babaların eğitimi için uğraşıyorum.

İNTERNETTE UNUTULMA HAKKINIZ YOK

Mesela çok farklı benim verdiğim uç örneklerden birisi. Her insanın unutulma hakkı var. Mesela istemediğiniz resimleri yırtar atarsınız. İnternet öyle bir mecra değil. İnternete ne koyduysanız o orada kalıyor. Unutulma hakkınız yok internette. Mesela bazı aileler çocukların her fotoğrafını paylaşıyor. Ben bu konuda çalıştığım için o resimerin ne kadar kötü yerlerde kullanılacağına dair fikrim var. Böyle olmasına rağmen ben bile kendimi tutamayacak torunlarımın fotoğrafını paylaşmak istiyorum.  Sonradan diyorum ki onu yapmaya hakkım yok. o çocuk belki ileride onu istemeyecek. Bizim eskiden albümlerimiz olurdu. Fotoğraflarımızı orda saklardık. Biraz da böyle geleneksel olarak Türk toplumunda çocuğun sünnette değişik resimlerini çekme vardır. Ben bilmem ki hiç bir çocuk 15 yaşına geldiğinde o resimler albümde dursun. Hepsini yırtar atar.

KULLANMAYI ÖĞRETELİM

Çocuklarıyla çok müstehcen sayılabilecek pozlar veriyor aileler. Maalesef çocuk istismarına çalışan bir dolu insan var. İnternet, var olan zaaflara yeni bir şey getirmedi, zaaflara daha kolaylık sağlar hale geldi. Bir düğmeyle servis edebiliyorsunuz. Çocuklar çok fazla müstehcen film seyrediyorlar. Müstehcen görselleri paylaşıyorlar. Eskiden de mecmualar vardı. Onları paylaşıyorlardı. Bu biraz da zaafınızla ilgili. Ergenlikte dikkat çeken konular nelerdir? Mesela ölüm, intihar, cinsellik, içki,sigara, kumar. Bunlar ergenlikte zirve yapar. Çocukların en fazla ilgilendiği, sorguladığı bu alanlar aslında beynin tabu kısmında geçen bu alanlar hepsi internette çok rahat erişilebilecek şeyler. Bunlar bakkallardan edinilebilir. Ama burada elinizin altındaki mecra bakkaldan erişemeyeceğiniz başka o kadar güzel bilgileri de tutuyor ki. Yani bunun için ondan fedakarlık etmek ve ya bunu kötülemek yerine bunu öğretelim.

 

 

DEĞERLER EĞİTİMİ SADECE DİN DEĞİLDİR

Bazı şeylerin kendine has bir gidişatı kendine has bir mahremi vardır. Onları bozmadan bunu yapabilmek gerekir. Bir kültür olarak da toplum olarak da bizim toplumumuza uygun olmayan bazı davranışları eleştirdiğim zaman kendimi rahat hissediyorum. Çünkü değerler eğitimi dediğimiz şey, bugün sadece din ile verilmesi yanlış bir konudur. Değerler eğitimi sadece din değildir. Bizim aile değerlerimiz vardır. Bizim komşu değerlerimiz vardır. Yani büyükten küçüğe giden bir sevgi saygı değerimiz vardır. Şimdi bu değerlerin hepsini düşündüğümüz zaman bunlar nasıl ötelenebilir, nasıl bertaraf edilebilir? Bunu yapmak çok kolay internette. Twitterda mesela. İstesek parmağımızın ucuyla iki mahalleyi birbirine düşürebiliriz Eskişehir'de. Onun için çocuklar çok daha akıllılar bu konuda. Onlar trollere bizim gibi kanmıyorlar genelde.

TEKNİK BİLGİYE İHTİYAÇ VAR

Tüm gençler ve çocuklar internet kullanımı açısından aynı düzeyde değiller. Aradaki farklar olumsuz kullanım konusunda etkili mi?

Araştırmalara baktığınız zaman bilgisayar ve internet kullanma yeterliliği fazla olan çocuklarda maalesef siber taciz yeterliliği e yüksek oluyor. Yani onlar tacizi de daha rahat yapıyorlar. Bu teknik olarak donanımlı olmanızla ilgili bir şey. Mesela ben bu kadar deneyimli olmama rağmen twitter'dan sahte hesap açıp onu yönetemem. Bunu yapmak için teknik bilgiye de ihtiyaç var. Dijital uçurum dediğimiz bir şey de var. Bu çağda bilgiye erişememek çocuğun en önemli haklarından birini gasp etmek demek.

SAKINCALI OLARAK BAKMAMAK LAZIM

Çocukların dijital uçuruma maruz kalması onların gelişimini etkiler mi?

Baktığınız zaman aynanın iki tarafı var. İnternetin bize getirdiği olumsuzluklar olabilir ama olumlu yanları da var. İnternet, çocukların görsel okuryazarlıklarını çok arttırıyor. Sosyalleşme eski anlamını kaybetmiş durumda aslında toplumda. Eskiden sosyalleşme akrabalarımıza gidip gelme, birlikte olma demekti. Şimdi kimse birbirine gidip gelmiyor ama facebook'ta hepsi birlikteler. Ya da görüntü olarak konuşuyorlar çay içerken uzaktaki akrabalarıyla. Çocuk bu şekilde sosyalleşiyor. Bir yandan oyun oynarken birbirleriyle yazışıyorlar. Buna illa ki sakıncalı olarak bakmamak lazım. Mesela diyoruz ki şimdiki çocuklar kitap okumuyor. Önceden kitap okuyorlardı. Ama yapılan bir araştırma gösteriyor ki çocuklar eskisine göre 10 kat daha fazla tekst okuyor. Ama bir Çalıkuşu'nu okumuyor, onun özetini okuyor, yazarını biliyor. Mesela altyazıyla dil öğrenen öğrencilerim var benim.

PEDOFİLİ LOBİSİ ÇOK GÜÇLÜ DURUMDA

Medya okuryazarlığı dersine ihtiyaç var. Mesela çocuklar doğru habere nasıl ulaşabileceklerini, kredi kartı vermemesi gerektiğini öğretmiyoruz. Çocukların bu konularda bilinçlendirilmesi gerek. Çocuklar çok büyük bir pazar. Dünyada pedofili lobisi diğer lobilerden daha kuvvetli durumda. Maalesef çocuklarınız için internete koyduğunuz bir resmin nereden nasıl çıkabileceğine dair bir fikriniz yok. Aileler bu konuda çok aciz. Mesela dünya güzeli kızınızın remini koydunuz facebook'unuza. Diyorsunuz ki sadece arkadaşlarım biliyor. Arkadaşlarınızdan arkadaşlarına gider oradan başka yerlere... Nereye gideceğini bilemezsiniz.      

EN BÜYÜK TUZAK ÖDEV SİTELERİNDE

Şuanda en büyük tuzak ödev sitelerinde. Ödev sitelerinde link ile çocuğu pornografik sitelere yönlendiren, kandırmaya yönelik şeyler var. Mesela çok meşhur şarkıların içinde pornografik sitelere götüren linkler var. Çünkü biliyor çocuğun hangi şarkıyı dinleyeceğini. Mesela çizgi film izletiyorsunuz çocuklarınıza. Kesinlikle çocuklarınızı yalnız bırakmamanız lazım. Bu siteden çocuklarına seyrettirirken birden bir savaş görüntüsü gelebilir, uyuşturucu kullanmış birinin görüntüsü gelebilir... Bunlar çok sakıncalı şeyler. Velilerin de bu durumda tepki göstermesi gerekir. Seslerini çıkarmaktan korkmasınlar.

 

Ödev sitelerinden pornografik sitelere yönlendirme ile ilgili bir araştırma yapıldı mı?

İnternet farklı bir mecra. Yapamıyorsunuz. Mesela siz siteye iki kere girdiğinizde onlar anlıyor bu bize taktı diye ve içeriği değiştiriyorlar. Ben ilk yaptığım araştırmada sözcükler üzerinde çalışmıştım. En masum sözcük nedir İngilizcede. 'Baby' bebek üzerinden çalışmıştım.  Bu sözcük mesela sizi cinsel içerikli bir siteye yönlendiriyor. Bir kaç defa girdim aynı sitelere. İngilizcem çok iyi olmasına rağmen o kadar değişik sunumlar var ki. İstediğin buysa bas diyor mesela basarsan anlıyorsun ki sana bir öndeki önermeyi kast ediyor. Referans sistemini yanlış kullanıyor gibi çok büyük oyunlar var. Bunu yapanlar çok öngörülü ve teknik insanlar. Bu yüzden maalesef bu konuda akademik çalışmaya gidemiyorsunuz.

AİLENİZDE ORTAK DEĞER YOK MU?

Bazı aileler çocuğumu bilgisayarın başından alamıyorum diyor. Peki sizin aile olarak bir değeriniz yok mu? Aile içinde bir disiplin yok mu? Disiplin aynı zamanda çocuğa ben birilerinin umurumdayım mesajını verir. Bu yüzden iyi bir şeydir.

VAZGEÇMEK MÜMKÜN DEĞİL

Şimdiki çocuklar teknolojinin içine doğuyor. Aileler 'benim çocuğum çok akıllı televizyonun her yerini kurcalıyor' diyor. Bunun akılla bir ilgisi yok. Çocuk zaten onu görüyor. Biz de annemiz dantel örerken gördük, onu öğrendik. Şimdiki çocuklar örebilir mi dantel? Öremez çünkü önerinde örnek yok. Mesela okullara gidiyoruz, sempozyumlar yapıyoruz. Katılan veli sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Onlar da dinledikten sonra anlıyorlar konunun önemini. İnternetten vazgeçmek mümkün değil. Bunu güzel kullanmak lazım.

 

TÜRKİYE İNTERNET KAFE FIRSATINI BİTİRDİ

Yıllarca internet kafelerle ilgili çalıştım. 5 tane içişleri bakanı ile çalıştım. Mecliste araştırmalara gittim, içişleri bakanlarına yazılar yazdım, çeşitli toplantılara katıldım ve her yerde bu internet kafeleri güzelleştirelim dedim. Türkiye için büyük fırsattır bu internet kafeler. Mavi bayraklı plaj yapıyorsunuz, mavi bayraklı internet kafa de yapın diye diye kendimi perişan ettim. İnternet artık herkesin cep telefonuna girdi. İnternet kafe fırsatını Türkiye bitirdi.

ÇOCUĞA SAYGI DUYULMALI

Bu alanla ilgili önerileriniz neler?

Ebeveynler ilk önce çocuğa saygı duymalı. Günde mutlaka bir ebeveyn çocukla en az bir sorunun çözümüne yönelik konuşsun.  Mesela bahçede bir çiçek solmuş. Ne yapsak acaba? senle birlikte bir bakalım deyin. Hiç bir çocuk yoktur ki annesiyle babasıyla zaman geçirmeyi internete tercih etsin. Anneler babalar çocuklarıyla beraber olmuyorlar. Daha sonra internet ve bilgisayar suçlanıyor. Bunları yaptığınız zaman çocuk her ortama kolay uyum sağlar. Çocuğa farkındalık kazandırmak en önemlisi. 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    e-gazete
    • ESKİŞEHİR YENİGÜN GAZETESİ - 18 Ağustos 2017 Manşeti
    ARŞİV