banner39
22 Ağustos 2017 Salı

Kırık Ok’un Sırrı 2

17 Mayıs 2017, 11:05
Kırık Ok’un Sırrı 2
Kayıhan Çağlar
 Amcaları Bögü Çor’un; Bilge ve Kül tiginlerden yaşça büyük olmasına karşın hüner gösteremediği için henüz ad alamamış oğlu, tiginlere kin ve düşmanlık beslemekte idi. Bu durumu fark eden İlteriş Kağan, kardeşi Bögü Çor’a “Bilge ve Kül tiginlerle yeğenimin iyi geçinmesi için onlarla beraber ava çıkmalısın.” önerisinde bulunur. Bögü Çor’un oğlu, babasının gergin kirişine alışması için verdiği yayla çalışmak yerine uyumayı tercih etmişti. Ertesi gün Bögü Çor’un refakatindeki üç tigin, yay kirişine gerdikleri kızıl, ak ve boz tüylü oklarla av alanını taramaktaydılar. O sırada gördükleri tavşanı gezlerlerken iki tiginin yay kirişleri kulaklarına  yaklaşmış; ancak Bögü Çor’un oğlu, babasının sert yayını gererken zorlanmıştı. Fakat tiz bir ıslık sesi ile tavşana saplanan ala tüylü oktan, amcaları Bögü Çor’a ait olduğunu anlamışlardı. Bögü Çor: “Kardeş üç ok, tek okun dahi fazla geleceği bir ava yönelmişse o işte bir yanlışlık vardır, değil mi tiginler?” diyerek ders vermişti.

Tiginler bu kez, adım yönlerini değiştirmişti. Derken; Kül Tigin’inönünden birçok kuş havalandı ve hemencecik kirişindeki oku salıverdi. Ancak oldu saymayıp ardı ardına yedi ok daha saldı. Kül’ün‘kızıl tüylü oku’ ile vurulmuş yedi kuş saydı. Sekiz ok saldığı için avın birini aramış bulamamıştı. Vuramamış olduğu için öfkelendi. Bir daha ıskalamamalı, diye düşünmüştü. Bilge Tigin ise; ‘ak tüylü oku’, kılıcı ve kargısı (mızrak) ile ciddî bir mücadele sonunda dev bir boz ayı avlamıştı. Bögü Çor’un oğlu ise, hala bir av aranmakta idi. Ansızın bir geyik gördü. Yayını doğrulttu, kirişi ancak burnuna kadar gerilmişti. Babasının sert yayını germeyi evvelden hiç denememişti. Gezlediği geyiğe oku tam salacaktı ki Bögü Çor’un okunun sesine benzer ancak daha tok bir ıslık sesi duydu. Geyik, boynuna saplanan bir okla sendeleyip koşarak neden sonra önüne kadar gelmiş ve devrilmişti. Bögü Çor’un oğlu ise geyiğin boynuna saplanan okun tüyüne bile bakmadan oku çekip çıkarmıştı. Etrafına bakıp,yakınlarda kimsenin olmadığını anlayınca da oku ortasından ikiye kırıp kendi ‘boz tüylü ok’ların arasına sadağına atıvermişti. Geyiğin boğazını, oku girdiği yerden yarıya kadar kestiğinde; av, kendisinin olmuştu artık.

Önce babası Bögü Çor gelip “Aferin Oğul… Güçlü bir geyik avladın.” dedi. Sonra gözleri, yerde yatan geyikte saplanmış ok arayarak; “Eee… Üstünde ok yok, nasıl yaptın bu işi?” diye sordu. Oğlu: “Uzaktan görünce ağacın arkasına saklandım, önümden geçerken üzerine atladım ve çaldım hançerimi boğazına…” der. Bögü Çor: “Bu iş sana ad olacaktır.” diyerek onu kutlar. Oğul babasını yalanına inandırdığı için  sevinmişti.Kül göründü atın üzerinde, yerde yatan geyiği görünce sevinse de mutluluğu kısa sürmüştü. Avın kanını amca oğlu akıtmıştı. “Yine ıskalamışım” dedi kendi kendine ve amcasının hilebaz oğlunu tebrik etti. Sonra da Bilge göründü ve “Tek okla mı hallettin,amcamoğlu?” diye sordu. Oğlu “Şey…” dediği anda Bögü Çor: “Ağabeyiniz, bu koca geyiği, hançerle halletmiş.” der. Bilge şüpheyle “Hançerle mi?” diye sorar. Geyiği yaralı halde boynuna saplanmış okla koşarken o da görmüştü.“Yanlış görmüşüm” diye düşündü; amcaoğlunu tebrik ederken onun sadağındaki boz tüylü okların arasında kanlı bir temren ve kızıl tüyleri görene dek. Bu, Bilge’nin dikkatinde kaçmamış, bir şey dememiş ve tebrik etmişti.

Ötüken Ormanı’ndan çıkarken iki kardeş en geriden geliyorlardı. Bögü Çor en önden sordu: “Kaç kuş vurdun?” Kül tek kuş avlayan olduğu için kendisine sorulduğunu anlayınca “Yedi tane vurdum amca. Sekiz attım, yedi vurdum. Biri ıska!” der. Amcası kızıl tüylü okla vurulmuş kuşu göstererek “Şu da senin olabilir mi?” der. Bilge: “Saldığı hiçbir ok boşa gitmez kardeşimin” diyerek kardeşiyle övünür. Kül: ”Geyiğe de ok salmıştım, ağabey!” der. “Başka bir geyiğe saplanmıştır senin okun üzülme!” der. Bilge, gözlerini kısıp amcaoğluna bakarken “Türk elinin gök gözlü Kül Tigin’iıska ok salmaz!” dedi.Iskalamazdı da!

Gelecek haftaKırık Ok’un Adaleti” başlıklı devam yazımız ile kıssadan hisse çıkarıp bu bahse son vereceğiz. Şen ve esen kalınız.

Kaynakça: CENGİZ Ufuk, Kırık Ok, Türk Kağanlığı 1, Profil Yayıncılık, İstanbul 2015.

 

 

 

 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    EN ÇOK OKUNANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    e-gazete
    • ESKİŞEHİR YENİGÜN GAZETESİ - 21 Ağustos 2017 Manşeti
    ARŞİV