banner39
25 Nisan 2017 Salı

1 Mayıs için karar verildi

Hayırcılar bu sulara girerse kaybeder

25 Mart 2017, 09:07
Hayırcılar bu sulara girerse kaybeder
Deniz Çağlar Fırat


Referandum öncesi evet ve hayır cepheleri çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Türkiye gibi lider sultası olan toplumlarda gerçekleşen seçimlerde bireylerin özgür irade ve tercihleri değil de hayranı olunan liderlerin söylem ve açıklamaları yakından takip edildiği için o liderlerin sözcüleri toplum içinde ne kadar sık görülürse toplumun eğilimleri de o derece değişiyor gibi algılanıyor.

Geçmiş deneyimlerden hareketle yine aynısının olacağını söylemek olası. Yani 16 Nisanda yapılacak referandum öncesi evet cephesinin sözcülerinin kamuoyu önüne daha sık çıkması argümanlarını güçlendirdiği ve toplumu ikna etmeye başladığını mı gösterir yoksa çalışmalarına sadece hız kazandırdığını mı, işte bu tartışılır.

Geçtiğimiz günlerde 2 Fikir’de Cihan Yıldırım ile de gündemimizde bu vardı. Yıldırım, evet cephesinin argümanlarını güçlendirdiğini ve hayırcıların da argüman geliştiremediklerini ifade etmiş ve fikrimi sormuştu. Basına servis edilen haberlere ya da gerçekleştirilen etkinliklere bakılarak böyle bir tespitte bulunmak doğru olabilir. Ancak hayır cephesinin argüman geliştirme konusunda sıkıntı yaşadığına inanmadığını ifade etmiştim. Anayasa değişikliğinde “neden hayır” demek yerine “evet dersek ne değişecek?” Sorusunun daha önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü, neden hayır dersek ne olacağı değil, evet dersek ne olacağı önemli. Dolayısıyla bir seçim ortamında olduğu gibi “evet deyin şöyle şöyle olacak” tarzı vaat içeren bir söylem doğru olabilir ama “hayır deyin bu bu olacak” denemez. Bu yüzden de hayır cephesi, evetin olumsuz etkilerini, demokrasiye yansımalarını, hukuka etkilerini, yasama-yürütme organlarındaki değişiklikleri anlatmakla yükümlü. Hayırcılar vaat değil, değişikliği anlatmak zorunda.

VAAT DEĞİL DEĞİŞİKLİK

Klasik seçim mantığında olduğu gibi “Eee şimdi hayır dersek ne olacak?” ya da “Hayırcılar ne diyor ki?” demek referandumun özünü kaçırmakla eşdeğer. Burada sorulacak en basit soru “Evet dersek yargı-yürütme-yasama nasıl çalışacak?”, “Cumhurbaşkanının yetkileri nasıl artıyor?”, “TBMM’nin yeni görev ve yetkileri nasıl olacak?”, “Hükümet nasıl kurulacak” gibi sorulardır. Buradan alınacak cevap ile tatmin olanlar tercihini evetten, olmayanlar ise hayırdan yana kullanır, bu kadar açık.

Ancak son günlerde referandum çalışması Türkiye’de olduğu gibi Eskişehir’de de klasik seçim mantığı içine sokuldu. Evet cephesi “Cumhurbaşkanı Büyükerşen’e mektup gönderdi, göndermedi, metni imzaladı, imzalamadı” üzerinden konuyu giderek partizanlığa taşırken hayır cephesi ise “Muharrem İnce mitingi doğru mu değil mi?”, olmadı “Kılıçdaroğlu il merkezinde miting yapmıyor, işte ben haklıyım, yok ilçede miting mi olurmuş” tartışmaları yaparak referandumu siyasi partilerin seçim propaganda alanına dönüştürmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürüyor.

EVET CEPHESİNİN SULARI BURALAR

Peki, bu tartışmalardan en çok hangi taraf faydalanır? Hiç şüphesiz ki referandumu bu şekilde görmek isteyenlerin, yani evet cephesinin… Birkaç güne kadar hayır cephesi ısrarla parti-lider isimlerini ağzına almazken evet cephesi sürekli bu minvalde çalışma yürüttü. Son gelinen noktada da hayır cephesinin de bu ortama çekildiğini görüyoruz. Yani olay tekrar sistemsel değişiklikten çıkartılarak liderlerin karizması çerçevesine çekildi.

Bu sularda hayır cephesinin çok ciddi puan kaybedeceğini söylemem sanırım kimseyi şaşırtmaz. Eğer hayır cephesi bu sularda yüzmeye devam ederse puanları daha da düşer. Şu aşamada Erdoğan’ın, Yıldırım’ın, Kılıçdaroğlu’nun, Bahçeli’nin açıklamalarından çok kamuoyunun hayır denmezse nasıl bir Türkiye’ye uyanacağını duymaya ihtiyacı var. Evet cephesi zaten evet denirse nasıl bir Türkiye’ye uyanılacağını çok güzel şekilde hem anlatıyor hem hissettiriyor. Bu manzarayı görenler de şimdiden tüm algı ve çalışmalarını bu yönde kullanmaya başladı. Hiçbir bilimsel değer taşımayan kişisel gözlemlerle anketvari değerlendirmeler başladı. Bu bile hayırcıların ne kadar derin sularda yüzmeye çalıştıklarını gösteriyor.

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 1 yorum mevcut

    • mehtap bayrı 3 hafta önce yorumlandı

      sayın yazar şu anda eskişehirin neredeyse tüm bilbordları evetlerle dolu.çadırlar kurulmuş.müthiş bir şekilde beyinyıkama var.bunalmaya başladık.nedir bu parasal güç.nereden buluyorlar bu kadar parayı.

    EN ÇOK OKUNANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    e-gazete
    • ESKİŞEHİR Yenigün Gazetesi - 24 Nisan 2017 Manşeti
    ARŞİV