banner39
18 Ağustos 2017 Cuma

Cami ve mescitlerin fonksiyonları

11 Ağustos 2017, 09:15
Cami ve mescitlerin fonksiyonları

Mescid; sözlükte secde edilen yer demektir. İçinde Allah’a ibadet edilen kutsal mekânlardır. Mescitlerin büyüğüne “cami” denilmektedir. Allah’ın evi kabul edilen cami ve mescitler, Allah’ın yeryüzündeki en sevimli mekânlarıdır. Bunun içindir ki Peygamber efendimiz Mekke’den, Medine’ye hicret ettiğinde yol üzerinde takva camisi olan “kûba” camisini inşa etmiş, Medine’ye geldiğinde ise devesinden inmeden caminin yerini satın aldırmak suretiyle Mescid-i Nebi’nin yapılmasına karar vermiştir. Medine’de hızla cami ve mescitler yapılmaya başlanmıştır. Peygamberimizin bu hareketini örnek alan Müslümanlar, özellikle Türkler gittikleri her yerde, bulundukları her ülkede ihtiyaç olan her noktaya cami ve mescit yapmışlar veya yapılmasına ön ayak olmuşlardır. Sadece Yüce Allah’ın şu buyruğuna muhatap olabilmek için “Allah’ın mescitlerini yalnız Allah’a ve Ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, sadece Allah’tan korkan kimseler (yapar) onarırlar. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır.”(1) Peygamberimiz ise cami yapan ve yaptıran için şu müjdeyi vermektedir. “Kim Allah rızası için mescit (cami) yaparsa Allah benzerini onun için cennette inşa eder (yapar).(2)

Camiler Allah’a ibadet edilen kutsal mekânlar olması nedeniyle oralara yapılan hizmetin önem arz ettiğini bizatihi Peygamber efendimiz (sav) şu hadis-i şerifi güzel bir örnek teşkil etmektedir. “Bir zenci (siyahi) kadın Mescid-i Nebi’yi siler, süpürür, temizliğini yapardı. Bir ara bu kadın ortalıkta Mescid-i Nebi’de görünmez oldu. Peygaberimiz bu kadını ashabına sorduğunda kadının vefat ettiğini öğrendi. Bana öldüğünü haber vermeliydiniz! Haydi bana o kadının kabrini gösterin.”(3) Kabrinin başına varıp namaz kılmış ve dua etmiştir. Camileri yapan, yaptıran övgüye mazhar olmalarının yanında camilere gelen cemaatte, insanlar da methedilmişlerdir. Cami ve mescitler Müslümanların bir araya geldiği ırk, dil, renk, meşrep, mezhep farkı gözetilmeksizin saf tutup Allah’ın huzurunda durdukları mekânlardır.

Camiler sadece namaz kılınan yerler mi olması lazım? Tabii ki hayır! Camiler, Peygamber (sav) efendimizin camisi olan Mescid-i Nebi ne işlev gördüyse bugünde ona benzer fonksiyonel hale getirilmelidir. Gençler, kadınlar, çocuklar, ihtiyarlar, orta yaşlılar, memuru, âmiri, âlimi, zengini, fakiri cami ve mescitlerde buluşarak bu kutsal mekânlarda insanların sosyal, kültürel faaliyetlerinin yapılabileceği yerler haline getirilmelidir. Bunun güzel örnekleri yurt içinde ve yurtdışında mevcuttur. Camilerin işlevini ve fonksiyonunu çoğaltmak için din görevlilerinin, imam, müezzin ve vaizlerin yanında sosyal ve kültürel faaliyetleri yürütecek görevlilerin olması, fiziki mekânlarla birlikte cami ve mescitlerin etrafı ve iç kısımları harekete geçer. Yoksa üç beş kişin gelip gittiği, vakitten vakite açılıp kapanan, fazla bir fonksiyonu olmayan mekânlar olarak kalmaya devam eder. Yine devletimize bu anlamda öncü olması bakımından büyük görevler düşüyor. Uzun yıllar minberde, mihrapta, kürsüde görev yapmış birisi olarak yurt içinde ve yurtdışında cami, mescit ve Kuran kursu yapılmasında bir nebze de olsa katkıda bulunduğumdan dolayı son olarak şunu dile getirmek istiyorum ki; fiziki mekânların fonksiyonunu çoğaltmadığımız müddetçe istenilen verimi ve sevabı alamayız. Cami ve mescitler evimiz olsun. Bağımızı oralardan koparmayalım. Sevgiyle kalın, hoş çakalın. 

(1)     Tevbe Suresi, Ayet: 18

(2)     Buhari, Salât: 65

(3)     Buhari, Salât: 74         

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    e-gazete
    • ESKİŞEHİR YENİGÜN GAZETESİ - 18 Ağustos 2017 Manşeti
    ARŞİV