banner39
24 Ağustos 2017 Perşembe

Aydınlanma ışığı sönmeyecek

17 Nisan 2017, 11:51
Aydınlanma ışığı sönmeyecek
İnan Çalışır


Köy Enstitüleri

 Aydınlanma ışığı sönmeyecek..

Yakın tarihimizin sevinç günlerinden biri olan 17 Nisan’ın 77. Yıldönümünde, Köy Enstitüleriyle ilgili sorulara verilecek yanıtları özetlemek bile bir yazının çerçevesine sığmayacağı için, bu destan olayımızı kısa anımsatmalarla ve notlarla selamlayacağım.
Ulus olma, insan olma Davası’nın özgür bir kurumu olan Köy Enstitüleri, yıllardır tartışılmaktadır. Bir eğitim anlayışı, uygulaması olduğu kadar bir geleceği arayış düşüncesi, yaşama biçimi kültürü, sevdası olan köy enstitüleri; aynı zamanda insanın özgürlük, eşitlik, kardeşlik, barış, sömürüsüz bir toplum isteğidir. Köy Enstitüleri’nin öncesinde eğitilmemiş, aydınlanmayı bekleyen, yüzde doksanının okuma yazma bile bilmediği bir toplum vardı. Temeli, Cumhuriyet’in eğitim anlayışını, bir kır toplumu olan ülkenin ‘eğitim yoluyla canlandırılması’ gerektiğini, öğretmen yetiştirmenin önemini kavrayan, ancak bu yolla eğitim atılımlarının gerçekleşebileceğini düşünen Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’le İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’un ve onlara omuz veren bir avuç eğitim aydınının çalışmalarıyla atılmıştı.
14 yıllık bir ömrü olan köy enstitüleri,12-13 yaşlarındayken köyünden kopup, özgür ve moral değerleri sağlam bir yaşam ortamında parasız yatılı okuduğu için, doğru bir kişilik eğitimi almıştır. Öğretmenleri seçkin olduğu için de, mesleğini iyi öğrenmiştir. Köy Enstitüleri sistemi, yalnızca öğretmenlik mesleğini değil diğer meslekleri de(Sağlık Memuru-Ebe); yalnızca orta kısmı değil yüksek eğitim ve öğrenimi de kapsar.
 27 Ocak 1954’te Demokrat Parti tarafından ‘komünist yuvaları’ olduğu gerekçesiyle kapatıldı.

20 bine yakın öğretmen ve meslek elemanının mezun olduğu köy enstitüleri, eğitim yaşamımızı ta o zamandan canlandırmış ve yıllar sonra da, bugün bile canlılığın simgesi olabilmiştir. Çok sayıda eğitimcinin yetiştiği enstitülerin ülkemize en önemli katkılarından biri ise onlarca köy çocuğunu kültür ve edebiyat dünyamıza kazandırması olmuştur.

İnsancı, halkçı, gerçekçi, devrimci yaklaşımla toplumun çoğunluğunu oluşturan ama yok sayılıp horlanan milyonlarca insanın insanlaşması yolunda dev bir yazar sorumluluğunun üstesinden gelmeyi başardılar. Yaşanmışlığın verdiği gözü peklikle köy gerçeğini, köylü dünyasını yaşamın aynasına taşıdılar. İnsanı savundular. Yapıtlarında canlandırdıkları yerel zenginliği ulusal alana taşıyarak ulusal bütünlüğün sağlanmasına ve ulusal bilincin kökleşmesine katkıda bulundular. Ülke, eğitim, insan sorunlarıyla yüklü yapıtlarını yılmadan yaratmaya devam ettiler.

Köy Enstitülü onlarca köy çocuğunun şiiriyle, öyküsüyle, romanıyla, denemesiyle, anısıyla edebiyatımızı zenginleştiren yapıtlara imza atmasıyla büyüdü, güzelleşti.

Köy Enstitüsü hareketi; kendi ülkemizin beyin gücü, yaratıcılığı ve yurtseverliği örgütlenerek, toplumun en yoksul çocuklarının kendi emekleriyle ücretsiz öğrenim görebileceklerini, kıt olanaklarla da çağdaş eğitimin olabileceğini, demokrasinin sözle değil yaşanarak öğrenilebileceğini kanıtlamıştır.

Kısacası, Cumhuriyetin aydınlanma hedefleri, ülke gerçekleri ve çağdaş eğitim-bilimin verileri arasında yapılmış başarılı bir sentezin ürünü olan Köy Enstitüleri; köy insanının, bilimin aydınlığında, bilinçli bir liderlikle kendi yazgısını değiştirmeye yönelik bir harekettir.

Köy Enstitüleri kapanmasaydı; Köyden kente göç olmazdı. Yoksulluk, hırsızlık olmazdı. Okumayan çocuk kalmazdı. Çorak Toprak olmazdı. Üretim yapmayan fabrikalar açmazdık. Özelleştirme olmazdı. Terör belası(PKK-FETO) ve töre cinayetleri olmazdı. Paralı eğitim ve dershaneler olmazdı. İMF oyuncağı olmaz ona avuç açmazdık.


77. kuruluş yıldönümünde Köy Enstitüleri’ne aydınlığımıza kattıkları için teşekkürler…

 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    e-gazete
    • ESKİŞEHİR YENİGÜN GAZETESİ - 24 Ağustos 2017 Manşeti
    ARŞİV